İlk okulumu Veliefendi, ortaokulu ise Nuripaşa İ.Ö Okullarında bitirdim...
Bu zaman zarflarında herangi bir atraksiyon ve ya olayım olmamıştır... Denyo gibi blok flüt çalmayı öğrenmenin dışında tabi...
-aaa ferdi tayfurdan çalıyo mimeet, ne güzeeel! -hadii ya bi daha çalsana ersin! gibisinden aile meclisinde az maymun olmamıştım o vakitler...
Lise... Lise 1 ve 2 de başarılı bir öğrenciydim... Ama ülkemizde , okuma şartları tamamen sallapati olduğundan başarılı olmadığım ve olamayacağım sayısal bölümü tercih ettim... Nedenini ben de bilmiyorum... Neyi ne için nasıl tercih ettiğimi bilemediğim gibi...
Lise bi şekilde bitti ve ben iş yaşamına atıldım... Atıldım derken patron da olmadım tabi... Kendi çapımda tezgahtar olarak başladım... Yine herhangi bi amacım yoktu... ''Ulan tezgahtarlıktan yükselir önce müdür yardımcısı olur sonra da müdür olurum... daha sonra yükselir yükselir, şirketi ele geçiririm belki...'' gibi dahiyane planlarım yoktu... Çalışmak içindi sadece...
1-2 sene kadar ben tezgahtarlık yaptım çeşitli mağazalarda... Keyifli geçti... Önceleri biraz bilgi eksikliği, vatandaşlara, tenis ayakkabısı diye basketbol ayakkabısı satmak gibi zararlarım dokunsa da sonraları toparladım...
ama artık bu iş sıkmaya başlamıştı beni... Bir müşteriye uzun uğraşlar sonucu sattığım ve sonradan yumruk şovlar yaptığım kot, o esnada ''ya bu kotun yan iplikleri sarı kırmızıymış, ben beşiktaşlıyım, üzgünüm alamıcam'' bahanesiyle kasadan dönünce soğudum bu işe...
Merakım olan ve takipçisi olduğum karikatür alanına yöneldim daha sonraları...
Hobilerim arasında, cama hohlayıp buğu yaptıktan sonra ayak izi şekli yapmak, biri bi yere otururken oturcağı yere elimi koyup şaka yapmak, banyodan sonra ıslak saçlarla aynaya poz vermek vardır...
Şuan derginin editör asistanlığını,baskı ve matbaa sorumluluğunu üstlenmekteyim...
Ayrıca dergi içinde Küçük Ünlü Uyumu adlı bi köşem var...