"gel lan buraya!"
"buyur abi..."
"senin adın niye hekim lan? ne biçim ad o?"
"uzun hikaye abi. boşver."
"haaa...peki kaç yaşındasın sen bakiym, nerelisin?"
"79"luyum abi. eskişehirliyim"
"eşşek kadar herif olmuşun oğlum sen. niye çizgi mizgi çiziyon? işin gücün yok mu?"
"e bu da iş abi."
"oğlum gerçek iş diyom. okul felan okumadın mı?"
"okudum abi. esogü metalurji mühendisliği mezunuyum."
"havalar nası olacak yarın len? yağmır yağar mı? ehe ehe..."
"meteoroloji değil abi. metalurji. demir,döküm, çelik, metal..."
"tamam len! ukela!"
"ondan önce de ege'de bi sene astronomi okudum abi."
"o zaman sen fal bakmayı da biliyondur..."
"astroloji değil abi. astronomi. gökbilim."
"dalaanı skertirim senin! ukelalık yapma bana yarrağmın tırakası!"
"tamam abi."
"devam et."
"başka bi sürü alakasız iş yaptım. ama daha hiç mühendislik yapmadım."
"eeee bu cızgı işleri nerden çıktı?"
"çizerdim zaten ufaktan. lisede felan yollardım dergilere."
"hmm..."
"sonra bu paf takım işi çıktı. takıma katıldık. ordan da o-haa."
"ney? ne dedin sen? doğru konuş, ağzını burnunu kırarım şerefsiz!"
"yok abi, derginin adı o."
"haaa...eee sonra?"
"sonra da işte koala''
"eskiden gırgır vardı. bi onu okurdum ben ara sıra. güzeldi o. ama şimdi okumuyom."
"o konuya hiç dalmayalım abi bence..."
"neyse...e git istanbul"a orda çiz. napıyon eskişeer"de?"
"burda sakarya gastesi var. oraya günlük karikatürler çiziyom."
"aha! para veriyolar mı?"
"e tabi..."
"aylık mı alıyon? kaç lira alıyon?"
"sonra şeyetsek bunu abi..."
"bizim ufaklık da pek meraklı cızgıya. baka baka çok güzel betmen çizer."
"ne güzel..."
"yollayıym mı gasteye? bi göster bakalım?"
"eeee...olabilir abi...bi ara bakarız."
"ya da dergiye gelsin he?"
"eeeeöööööö!..."
"hangisi daha çok para veriyo len?"
"...."
"şşt! beni de bi çizsene!.."